Hükümet Sistemi Sınıflandırılmasında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin Analizi
Hükümet Sistemi Sınıflandırılmasında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin Analizi
Yükleniyor...
Abstract
Presidential system first appeared in the United States. In this respect, the presidential system can be considered as the product of artificial environment and conditions. Because the presidential system has existed here and has met all its conditions as soon as it existed. However, the presidential system is based on the rigid separation of powers. Indeed, the American Founding Fathers made extensive use of Montesquieu's thoughts during the preparation of the 1787 Constitution. However, we should immediately state that the rigid separation of powers here is based on the control and balance of the powers. That is why the US presidential system can be called the 'control and balance system'. In this case, the first and real practitioner of the presidential system, in other words, its prototype is the USA. Here, in the presidential system, the executive power, that is the president, is not in the central position of the system. Although the position of president has gradually strengthened in the process, the president is not currently the dominant and supreme power of the system. Because the powers of the president are balanced with the parliament. So much so that this system is called 'congress management'. Although this characterization is exaggerated in our opinion, it can be said that the Congress is at the center of the system. On the other hand, it should be noted that various legal tools have been developed for the resolution of disputes in the presidential system. Therefore, the system is not a strict separation of powers. Because there are mutual means of interaction between both powers. As a matter of fact, in the USA, this system works thanks to these interaction tools. Moreover, this is a conscious choice; because in this way, the organs are interrelated and dependent on each other functionally. The main purpose of this is to prevent the power from concentrating in one hand. As mentioned above, the presidential system is described as a system of control and balance. When we look at Latin American countries, it is seen that the classical separation of powers is insufficient to define systems. Indeed, Latin American countries have been formed by various constitutional means that are outside the classical separation of powers and can be called mixed. Also, when it comes to Latin America, other elements of the political system must be taken into account. Constitutional practices are as important as the normative periods in the constitution. What determines the constitutional practices is the functioning of the political system in a country. The way it works here cannot be explained solely by constitutional norms and institutions. The country's historical heritage, cultural values and socio-economic structure also play a decisive role in the government system. In this respect, when it comes to the experience of the Latin American presidential system, it is necessary to benefit from the data of political science. Although our study did not attempt to explain these data specifically, these data were used in the study With this approach, we discuss two prototype government systems, presidential and parliamentary government systems in terms of balance and control network. In this direction, we open the Presidential Government System to discussion. In this regard, we will first put forward the typology of the presidential and parliamentary government system. Then, we will examine these two types of government systems in terms of checks and balances. Finally, we will try to evaluate the Presidential Government System.
Başkanlık sistemi ilk kez Amerika Birleşik Devletlerinde ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkış zaman itibariyle başkanlık sistemi suni ortam ve şartların ürünü olarak sayılabilir. Sistemi formülize eden Amerikan Kurucu Babaları, 1787 Anayasasının hazırlık sürecinde Montesquieu'nun düşüncelerinden geniş ölçüde yararlanmışlar ve orijinal sistemde bu nüveden harketle erklerin sert ayrılığını benimsemişlerdir. Gerçekten de buradaki erklerin sert ayrılığı esası ise erklerin denetim ve dengesi üzerine kurulmuştur. Bu yüzden ABD başkanlık sistemine 'denetim ve denge sistemi' de denilebilir. Şu halde başkanlık sisteminin ilk ve gerçek anlamda uygulayıcısı, bir diğer deyimle prototipi ABD'dir. Burada, başkanlık sisteminde, yürütme erki yani başkan sistemin merkez konumunda değildir. Süreç içerisinde giderek başkanın konumu güçlenmiş olsa da halen başkan, sistemin hakimi ve en üstün gücü değildir. Çünkü başkana ait yetkiler parlamentonun yetkileriyle dengelenmiştir. Öyle ki bu sisteme 'kongre yönetimi' de denilmiştir. Bu nitelendirme her ne kadar abartılı olsa da sistemin Kongre merkezli tasarlandığı gözlemlenebilir. Öte yandan belirtmek gerekir ki başkanlık sisteminde yasama ve yürütme arasındaki çekişme ve uyuşmazlıkların halli için bazı hukuki araçlara Anayasada yer verilmiştir. Dolayısıyla sistem mutlak bir erkler ayrılığına dayanmaz ve yasama ve yürütme arasında karşılıklı etkileşim araçları bulunmaktadır. Nitekim ABD başkanlık sistemi bu etkileşim araçları sayesinde işlemektedir. Üstelik bu bilinçli bir tercihtir; zira bu sayede organlar işlevsel bakımdan birbiriyle ilişki kurma zarureti ekseninde birbirlerine bağımlıdırlar. Bunun temel amacı gücün tek elde toplanmasını önlemektir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi başkanlık sistemi denetim ve denge sistemi olarak nitelendirilmektedir. Başkanlık sistemine benzer hükümet sistemlerini benimsemiş ülkeler arasında öne çıkan Latin Amerika ülkelerine baktığımızda ise klasik erkler ayrılığı kuramı bu sistemleri tanımlamada yetersiz bir ölçüt konumuna düşmektedir. Gerçekten de Latin Amerika ülkeleri klasik erkler ayrılığının dışında kalan ve karma denilebilecek çeşitli anayasal araçları havidir. Ayrıca Latin Amerika söz konusu olunca siyasal sistemin diğer öğelerinin de hesaba katılması gerekir. Burada anayasada yer alan normatif devreler kadar anayasal pratikler de önem arz eder. Anayasal pratikler bakımından ise belirleyici olan, bir ülkede siyasal sistemin işleyiş tarzıdır. Buradaki işleyiş tarzı da salt anayasal normlar ve kurumlarla açıklanamaz. Ülkenin tarihsel mirası, kültürel değerleri, sosyo-ekonomik yapısı da hükümet sistemi üzerinde belirleyici bir rol oynar. Bu bakımdan konu Latin Amerika başkanlık sistemi deneyimi olunca, siyaset biliminin de verilerinden istifade etmek gereklidir. Çalışmamız her ne kadar özel olarak bu verileri açıklama çabası içerisine girmese de analitik değerlendirmeler sırasında bu verilerden yararlanılmıştır. İşte biz bu yaklaşımla aşağıda iki prototip hükümet sistemini, başkanlık ve parlamenter hükümet sistemini denge ve denetim ağı bakımından ele alarak bu bakış açısıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini tartışıyoruz. Bu bakımdan öncelikle başkanlık ve parlamenter hükümet sisteminin tipolojisini ortaya koyarak bu iki tip hükümet sistemini denge ve denetim mekanizması açısından irdeleyip nihayetinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini bir bütün olarak tahlil etmeye çalıştık.
Başkanlık sistemi ilk kez Amerika Birleşik Devletlerinde ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkış zaman itibariyle başkanlık sistemi suni ortam ve şartların ürünü olarak sayılabilir. Sistemi formülize eden Amerikan Kurucu Babaları, 1787 Anayasasının hazırlık sürecinde Montesquieu'nun düşüncelerinden geniş ölçüde yararlanmışlar ve orijinal sistemde bu nüveden harketle erklerin sert ayrılığını benimsemişlerdir. Gerçekten de buradaki erklerin sert ayrılığı esası ise erklerin denetim ve dengesi üzerine kurulmuştur. Bu yüzden ABD başkanlık sistemine 'denetim ve denge sistemi' de denilebilir. Şu halde başkanlık sisteminin ilk ve gerçek anlamda uygulayıcısı, bir diğer deyimle prototipi ABD'dir. Burada, başkanlık sisteminde, yürütme erki yani başkan sistemin merkez konumunda değildir. Süreç içerisinde giderek başkanın konumu güçlenmiş olsa da halen başkan, sistemin hakimi ve en üstün gücü değildir. Çünkü başkana ait yetkiler parlamentonun yetkileriyle dengelenmiştir. Öyle ki bu sisteme 'kongre yönetimi' de denilmiştir. Bu nitelendirme her ne kadar abartılı olsa da sistemin Kongre merkezli tasarlandığı gözlemlenebilir. Öte yandan belirtmek gerekir ki başkanlık sisteminde yasama ve yürütme arasındaki çekişme ve uyuşmazlıkların halli için bazı hukuki araçlara Anayasada yer verilmiştir. Dolayısıyla sistem mutlak bir erkler ayrılığına dayanmaz ve yasama ve yürütme arasında karşılıklı etkileşim araçları bulunmaktadır. Nitekim ABD başkanlık sistemi bu etkileşim araçları sayesinde işlemektedir. Üstelik bu bilinçli bir tercihtir; zira bu sayede organlar işlevsel bakımdan birbiriyle ilişki kurma zarureti ekseninde birbirlerine bağımlıdırlar. Bunun temel amacı gücün tek elde toplanmasını önlemektir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi başkanlık sistemi denetim ve denge sistemi olarak nitelendirilmektedir. Başkanlık sistemine benzer hükümet sistemlerini benimsemiş ülkeler arasında öne çıkan Latin Amerika ülkelerine baktığımızda ise klasik erkler ayrılığı kuramı bu sistemleri tanımlamada yetersiz bir ölçüt konumuna düşmektedir. Gerçekten de Latin Amerika ülkeleri klasik erkler ayrılığının dışında kalan ve karma denilebilecek çeşitli anayasal araçları havidir. Ayrıca Latin Amerika söz konusu olunca siyasal sistemin diğer öğelerinin de hesaba katılması gerekir. Burada anayasada yer alan normatif devreler kadar anayasal pratikler de önem arz eder. Anayasal pratikler bakımından ise belirleyici olan, bir ülkede siyasal sistemin işleyiş tarzıdır. Buradaki işleyiş tarzı da salt anayasal normlar ve kurumlarla açıklanamaz. Ülkenin tarihsel mirası, kültürel değerleri, sosyo-ekonomik yapısı da hükümet sistemi üzerinde belirleyici bir rol oynar. Bu bakımdan konu Latin Amerika başkanlık sistemi deneyimi olunca, siyaset biliminin de verilerinden istifade etmek gereklidir. Çalışmamız her ne kadar özel olarak bu verileri açıklama çabası içerisine girmese de analitik değerlendirmeler sırasında bu verilerden yararlanılmıştır. İşte biz bu yaklaşımla aşağıda iki prototip hükümet sistemini, başkanlık ve parlamenter hükümet sistemini denge ve denetim ağı bakımından ele alarak bu bakış açısıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini tartışıyoruz. Bu bakımdan öncelikle başkanlık ve parlamenter hükümet sisteminin tipolojisini ortaya koyarak bu iki tip hükümet sistemini denge ve denetim mekanizması açısından irdeleyip nihayetinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini bir bütün olarak tahlil etmeye çalıştık.
Description
Turkish CoHE Thesis Center URL
Fields of Science
Citation
WoS Q
Scopus Q
Source
Volume
Issue
Start Page
End Page
352
Collections
Yükleniyor...
