Sistem kurulumu Research Ecosystems tarafından yapılmaya devam etmektedir. Süreç tamamlanıncaya kadar veride hata ve eksik bulunabilir.

Hûsî Lider Bedreddin el-Hûsî'nin Tefsirinde Mezhebî Meselelere Yaklaşımı

relationships.isProjectOf

relationships.isJournalIssueOf

Yükleniyor...

Abstract

Kur'an tefsiri, ilk asırlardan itibaren süregelen bir faaliyettir. Bu faaliyet, zaman zaman mezhebi ihtilaflar ve siyasi olaylara göre şekillenmiştir. Zeydî mezhebine mensup olmaları ve soylarının Ehl-i beyt'ten gelmesi nedeniyle Hûsi hareketi, son yıllarda Yemen'de birçok dini faaliyet düzenleyerek halkın kabulünü kazanmıştır. 1800'lerin sonlarına doğru Bedreddin el-Hûsî'nin öncülüğünde Hûsî hareketi dini faaliyetlere başlamış, 1990 yılında Yemen'de cumhuriyet sistemine geçişin ardından siyasi alanda da etkinlik göstermeye başlamıştır. Bedreddin El-Hûsî, günümüzde Zeydiyye mezhebinin önemli alimlerinden biridir. İslam tefsir geleneğinde kendine özgü bir yaklaşım geliştiren bu mezhep, özellikle Ehl-i beyt imamlarının görüşlerine dayanan yorumlarıyla dikkat çeker. el-Hûsî'nin et-Teysîr fi't-Tefsîr eseri, günümüzde Zeydî tefsirin önemli bir örneğidir ve Zeydî düşünenin özeti mahiyetindedir. Bu eserde el-Hûsî, Ehl-i beyt imamlarının görüşlerine sıkça yer vermiş ancak kendi yorumlarını da eklemeyi ihmal etmemiştir. Tefsirinde, imanı takvaya dönüştürme ve cihad hareketini ihya etme temalarını öne çıkarmıştır. Zaman zaman Şia'ya ve Vehhabiliğe karşı da eleştirilerde bulunmuştur. Bu çalışmanın amacı, Yemen'in modern dönem ilmî ve siyasi hayatında önemli bir yere sahip olan Zeydî âlim ve müfessir Bedreddin el-Hûsî'nin tefsir anlayışını ve metodolojisini tahlil etmektir. Araştırmanın konusunu, müellifin Kur'ân-ı Kerîm'i tefsir ederken benimsediği usul, başvurduğu kaynaklar, istidlal yöntemleri ve mezhebî kabuller çerçevesinde ortaya koyduğu yorumların incelenmesi oluşturmaktadır. Bu bağlamda Hûsî'nin, Sünnî ve Şiî tefsir gelenekleriyle olan irtibatı, bu geleneklerden etkilendiği ve ayrıştığı noktalar ile Zeydiyye'ye özgü tefsir yaklaşımı analitik bir yaklaşımla değerlendirilmiştir. Böylece müellifin tefsir metodunun ortaya konulması ve Zeydî tefsir geleneğinin çağdaş dönemdeki yansımalarının tespit edilmesi hedeflenmiştir. Araştırma, biyografik, metinsel ve tematik olmak üzere üç temel eksen üzerine inşa edilmiştir. Bu kapsamda Bedreddin el-Hûsî'nin hayatı, ilmî şahsiyeti ve eserleri incelenmiş, ardından et-Teysîr fi't-Tefsîr adlı eseri merkeze alınarak tefsir metodu tahlil edilmiştir. Ayrıca mezhepler arasında tarih boyunca yoğun tartışmalara konu olan Ehl-i beyt, imâmet, tevessül, cihat, mut'a nikâhı, abdestte ayakların meshedilmesi gibi itikadî ve fıkhî meseleler ile mezhepler arası tartışmalarda önemli bir yere sahip olan takıyye, ifk hadisesi, sahabe algısı ve lânetlenmiş ağaç gibi ihtilaflı tarihî-kelâmî konular, Ehl-i Sünnet ve Şîa'nın görüşleri bağlamında tahlil edilmiştir. Yapılan inceleme neticesinde, Zeydî bir âlim olan Bedreddin el-Hûsî'nin, söz konusu meselelerde mensup olduğu Zeydiyye mezhebinin karakterine uygun bir yorum anlayışı ortaya koyduğu görülmüştür. Bu doğrultuda müfessir, Kur'ân lafızlarının izahında lügat kaynaklarından ve sünnet rivayetlerinden istifade etmesi bakımından Sünnî tefsir geleneğiyle önemli ölçüde örtüşmektedir. Bununla birlikte, âyetlerin yorumunda Ehl-i beyt rivayetlerine geniş yer vermesi ve bu rivayetleri temel referanslardan biri olarak değerlendirmesi, Zeydî yorum geleneğinin belirgin özelliklerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Çalışmada ulaşılan dikkat çekici sonuçlardan biri de Hûsî'nin imâmet meselesinde İmâmiyye Şîası'nın nas, ismet ve tayin anlayışına dayalı yaklaşımını benimsememesi, buna karşılık imâmeti fazilet ve liyakat esasları çerçevesinde değerlendiren Zeydî anlayışı benimsemesidir. Benzer şekilde müellif, mut'a nikâhının haramlığı ve abdestte ayakların yıkanması gibi temel fıkhî meselelerde Ehl-i Sünnet ile büyük ölçüde paralellik arz eden görüşler ortaya koymaktadır. Buna mukabil, Ehl-i beyt'in dinî ve manevî rehberliğine yaptığı güçlü vurgu ile Sünnî tefsir geleneğinden ayrışmaktadır. Dua ve tevessül meselesinde ise ilgili âyetleri merkeze alarak duada aracısızlık ilkesini savunmuş, bu yönüyle bazı Şiî uygulamalara mesafeli bir tavır sergilemiş, bununla birlikte söz konusu uygulamaları doğrudan şirk olarak nitelendiren Vehhâbî söylemi de açık bir şekilde eleştirmiştir. Siyasî-tarihî ve kelâmî ihtilaflar bağlamında ise Hûsî, takıyyeyi imamı ve toplumu koruyan siyasî-toplumsal bir kalkan olarak yeniden yorumlamış, sahabenin adaleti konusunda mutlak dokunulmazlık fikrini reddeden ancak sövgü ve tekfirden de uzak duran Zeydî bir tutum benimsemiştir. İfk hadisesinde nassın lafzındaki belirsizlikten hareketle tarihsel araştırmaya girmekten kaçınırken, 'lânetlenmiş ağaç' yorumunda ise klasik Sünnî yaklaşımdan ayrışarak Emevî hanedanını hedef alan Şiî-Zeydî geleneğe katılmıştır. Öte yandan, tefsirinde geniş yer verdiği cihad âyetlerini yorumlarken modern dönemin siyasî ve toplumsal gelişmelerini dikkate almış, cihadı Müslüman toplumların maruz kaldığı işgal ve sömürüye karşı Kur'ânî meşruiyete dayanan bir direniş anlayışı çerçevesinde değerlendirmiştir. Nihayetinde bu çalışma, Bedreddin el-Hûsî'nin tefsir metodunu ortaya koymak suretiyle modern dönem Zeydî tefsir anlayışının Sünnî ve Şiî gelenekler karşısındaki konumunu tespit etmekte ve bu alandaki literatüre önemli bir katkı sunmaktadır.
This study analyzes the exegetical approach and methodology of Badr al-Dīn al-Ḥūthī, a prominent Zaydī scholar and exegete who occupied a significant place in the intellectual and political life of modern Yemen. It investigates the author's interpretations in light of his exegetical principles, referenced sources, modes of hermeneutical reasoning, and sectarian theological premises. Specifically, the research evaluates al-Ḥūthī's engagement with both Sunni and Shi'i exegetical traditions, tracing his points of convergence and divergence to delineate his distinct Zaydī hermeneutical framework. Ultimately, the study delineates the author's exegetical method and identifies how the Zaydī interpretive tradition is reflected in the modern era. The research is structured around three primary axes: biographical, textual, and thematic. After tracing al-Ḥūthī's biography, scholarly persona, and works, the study analyzes his exegetical methodology with a focus on his commentary, al-Taysīr fī al-Tafsīr. Furthermore, it examines core theological and jurisprudential issues that have historically been subjects of intense sectarian debate—such as the status of the Ahl al-Bayt, the imamate, tawassul (intercession), jihad, mutʿah (temporary) marriage, and the washing versus wiping of the feet in ablution, as well as controversial historical-theological topics like taqiyyah (dissimulation), the ifk (slander) incident, the status of the Companions, and the accursed tree (al-shajarah al-malʿūnah). The analysis demonstrates that, as a Zaydī scholar, al-Ḥūthī formulated an interpretive approach that reflects the character of the Zaydī school to which he belongs. Accordingly, he aligns significantly with the Sunni exegetical tradition in his use of lexicographical resources and Sunnah reports to explain Qur'anic vocabulary. Conversely, his extensive incorporation of reports transmitted by the Ahl al-Bayt and his treatment of these reports as primary reference points define his Zaydī interpretive approach. A key finding of this study is that regarding the imamate, al-Ḥūthī rejects the Twelver Shi'i doctrine of explicit textual designation (naṣṣ), infallibility (ʿiṣmah), and divine appointment, adopting instead the Zaydī conception that bases the imamate on virtue and merit. Similarly, on fundamental jurisprudential matters such as the prohibition of mutʿah marriage and the washing of the feet during ablution, the author presents views that align closely with the Sunni tradition. On the other hand, he departs from Sunni exegesis through his strong emphasis on the religious and spiritual authority of the Ahl al-Bayt. Concerning the issue of supplication and tawassul, he focuses directly on the relevant verses to advocate for unmediated supplication. While maintaining a critical distance from certain Shi'i practices, he simultaneously rejects the Wahhabi discourse that labels these practices as outright polytheism (shirk). In the context of historical and theological controversies, al-Ḥūthī reframes taqiyyah as a socio-political shield to protect imams and the community. On the status of the Companions, he rejects the Sunni notion of absolute uprightness but avoids Shi'i insults, adopting a selective, text-based Zaydī stance. In the ifk incident, he refrains from historical speculation due to textual ambiguity in the Quran, while on the 'accursed tree,' he departs from Sunni consensus by identifying it with the Umayyad dynasty, aligning with the Shi'i-Zaydī tradition. Furthermore, in interpreting verses on jihad, which are extensively covered in his exegesis, he takes modern political and social developments into account, framing jihad as a form of resistance grounded in Qur'anic legitimacy against the occupation and colonization of Muslim societies. Ultimately, by elucidating Badr al-Dīn al-Ḥūthī's hermeneutical method, this study determines the positioning of the modern Zaydī exegetical approach vis-à-vis Sunni and Shi'i traditions, making a significant contribution to the scholarly literature in the field.

Description

Keywords

Fields of Science

Citation

WoS Q

Scopus Q

Source

Volume

Issue

Start Page

End Page

Yükleniyor...
Yükleniyor...
Yükleniyor...