The Principle of Freedom of Evidence and Its Boundaries in Administrative Jurisdiction
The Principle of Freedom of Evidence and Its Boundaries in Administrative Jurisdiction
Yükleniyor...
Abstract
In the administrative jurisdiction, the principle of freedom of evidence is valid. So, as a rule, everything can be used as evidence in this judicial procedure. However, this principle is not absolute in terms of administrative jurisdiction. There are some exceptions to this. We can call this exception the limits of the principle of freedom of evidence. These are testimony, oath, some confidential information and documents and some findings obtained in contravention of the law. The question of the applicability of oath and testimony in the administrative jurisdiction is still current. It should be examined from an administrative jurisdiction that some confidential information and documents are not given to the court. Because it is necessary to reveal the material fact in the administrative jurisdiction. Can the findings obtained against the law be evidence in the administrative jurisdiction? It is also necessary to consider whether documents that are not submitted to court in due time in the administrative jurisdiction, where the principle of ex officio examination is valid, can be evaluated within this scope. All of these questions have been tried to be answered in this article.
İdari yargılama usulünde delil serbestisi ilkesi geçerlidir. Yani, kural olarak bu yargılama usulünde herşey delil olarak kullanılabilir. Ancak delil serbestisi ilkesi idari yargı açısından mutlak bir ilke değildir.Bunun birtakım istisnalarının olduğu kabul edilmektedir. Bu istisnalara delil serbestisi ilkesinin sınırlarıdiyebiliriz. Bunlar tanık delili, yemin delili, hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan bazı bulgular ve gizli niteliktekibazı bilgi ve belgelerdir. Tanık ve yemin delillerinin idari yargılama usulünde uygulanabilirliğineilişkin problem hala güncelliğini korumaktadır. Gizli nitelikteki bazı bilgi ve belgelerin mahkemeye sunulmamasımaddi gerçeği ortaya çıkarmayı amaç edinmiş olan idari yargı açısından ayrıca incelenmelidir.Hukuka aykırı yollardan elde edilmiş olan bulguların idari yargılama usulünde delil olarak değerlendirilipdeğerlendirilemeyeceğini tespit etmek gerekir. Buna göre idari yargıda hukuka aykırı olarak elde edilenbulgular delil serbestisinin sınırı mıdır? Ayrıca resen araştırma ilkesinin geçerli olduğu idari yargılamausulünde zamanında mahkemeye ibraz edilmeyen belgelerin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceğiniirdelemek gerekir. Makalede bütün bu konular hakkındaki sorulara cevap verilmeyeçalışılmıştır.
İdari yargılama usulünde delil serbestisi ilkesi geçerlidir. Yani, kural olarak bu yargılama usulünde herşey delil olarak kullanılabilir. Ancak delil serbestisi ilkesi idari yargı açısından mutlak bir ilke değildir.Bunun birtakım istisnalarının olduğu kabul edilmektedir. Bu istisnalara delil serbestisi ilkesinin sınırlarıdiyebiliriz. Bunlar tanık delili, yemin delili, hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan bazı bulgular ve gizli niteliktekibazı bilgi ve belgelerdir. Tanık ve yemin delillerinin idari yargılama usulünde uygulanabilirliğineilişkin problem hala güncelliğini korumaktadır. Gizli nitelikteki bazı bilgi ve belgelerin mahkemeye sunulmamasımaddi gerçeği ortaya çıkarmayı amaç edinmiş olan idari yargı açısından ayrıca incelenmelidir.Hukuka aykırı yollardan elde edilmiş olan bulguların idari yargılama usulünde delil olarak değerlendirilipdeğerlendirilemeyeceğini tespit etmek gerekir. Buna göre idari yargıda hukuka aykırı olarak elde edilenbulgular delil serbestisinin sınırı mıdır? Ayrıca resen araştırma ilkesinin geçerli olduğu idari yargılamausulünde zamanında mahkemeye ibraz edilmeyen belgelerin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceğiniirdelemek gerekir. Makalede bütün bu konular hakkındaki sorulara cevap verilmeyeçalışılmıştır.
Description
ORCID
Keywords
Fields of Science
Citation
WoS Q
Scopus Q
Volume
8
Issue
16
Start Page
325
End Page
341
Collections
Yükleniyor...
