Mimârî Hafızanın Estetik Dili Olarak Hat Sanatı: Trabzon Çarşı Câmii Yazılarında Biçim, Anlam ve Temsil Sorunu
Mimârî Hafızanın Estetik Dili Olarak Hat Sanatı: Trabzon Çarşı Câmii Yazılarında Biçim, Anlam ve Temsil Sorunu
Yükleniyor...
Abstract
This study adopts a critical perspective that reads architectural structures as multidimensional carriers of memory, embodying the beliefs, aesthetic values, and cultural identity of the society in which they were built. Within Islamic civilization, calligraphy—the most sacred and distinctive expression of this historical and cultural memory—transforms the silent walls of religious spaces such as mosques, madrasas, and tombs into “speaking surfaces” imbued with an aesthetic spirit and a divine message. The aim of the article is to read this calligraphy as the “memory of architecture” and to decode its aesthetic and formal codes. The research object chosen is the calligraphic program of the Trabzon Çarşı Mosque, commissioned by Trabzon Governor Hazinedârzâde Osman Pasha and built in 1255 AH / 1839-1840 CE. The study’s main rationale is the absence of any prior independent aesthetic or formal analysis of these inscriptions, with previous studies being limited to architectural form and general decoration. The central focus is the analysis of the artistic and identity structure of the mosque’s calligraphy, addressing two specific unresolved issues. First, to reveal the theological and artistic significance of the previously unidentified names of the “Ülü’l-Azm” prophets located on the central dome pendentives, which distinctly diverge in content from traditional mosque programs. Second, to resolve the identity confusion stemming from the existence of different calligrapher signatures “Rıfat” and “Raîf” identified in separate spaces within the mosque. The research employed a qualitative methodology, utilizing field observation and photographic documentation as primary data collection methods, followed by a formal analysis examining the letter anatomy, composition, and aesthetic elements of the inscriptions. The analyses demonstrated that the mosque’s calligraphic program exhibits a profound religious and symbolic unity centered on the creed of Tawhid (Islamic monotheism), the foundation of the Islamic faith. Specifically, the rectangular panels featuring Esmâü’l-Hüsnâ on the harem walls function as an interpretation of Lâ ilâhe illallah, while the circular Esmâü’n-Nebî phrases express the qualities of the prophet as an extension of Muhammedü’r-Resûlullah. Crucially, the names and attributes of the “Ülü’l-Azm” prophets on the dome pendentives underscore the uninterrupted continuity of the prophetic chain, emphasizing that the essence of this chain is perpetually rooted in the truth of Lâ ilâhe illallah. In this works regarding artistic execution, a noticeable quality distinction was also observed. The inscription on the north main door and the lines on the pendentives are technically precise and considered the mosque's most outstanding aesthetic applications. Conversely, the Esmâü’l-Hüsnâ and Esmâü’n-Nebî inscriptions on the harem walls were evaluated as the weakest examples in the program due to serious deformations in letter anatomy and technical flaws. These technical deficiencies and aesthetic decline reinforce the hypothesis that these applications were distorted as a result of restoration or painting interventions carried out by incompetent individuals. Pertaining to the calligrapher identity confusion, it is strongly suggested that all inscriptions belong to the same calligrapher despite the differing ketebe records, with the variation in artistic quality attributed solely to the damage sustained by the wall inscriptions during repair. In conclusion, while the calligraphy program of the Trabzon Çarşı Mosque demonstrates a comprehensive and symbolic theological structure, the observed decline in artistic quality is conclusively linked to damage caused by incompetent repair/restoration. By providing a detailed analysis of the calligraphic program in question, this study is expected to make an original and significant contribution to the literature on cultural heritage and art history.
Bu çalışma, mimârî yapıları inşâ edildikleri toplumun inançlarını, estetik değerlerini ve kültürel kimliğini barındıran çok boyutlu birer hafıza taşıyıcısı olarak benimsemektedir. İslam medeniyetinde bu tarihî ve kültürel hafızanın en kutsal ve belirgin ifade biçimi olan hat sanatı, câmi, medrese ve türbe gibi dînî mekânların sessiz duvarlarını estetik bir ruh ve ilahî bir mesajla donatarak, onları konuşan yüzeylere dönüştürmektedir. Bu bağlamda kitâbeler, kuşak yazıları ve panolar bir yapıyı sadece “taş ve harç” yığını olmaktan çıkarıp onu yaşayan, kimlik sahibi bir varlığa dönüştüren temel unsurlar olarak görülmektedir. Bu bakımdan makalenin amacı, hat sanatını “mimârînin hafızası” olarak okumak ve bu hafızanın estetik ile biçimsel kodlarını deşifre etmektir. Araştırma nesnesi olarak seçilen ve Trabzon Valisi Hazinedârzâde Osman Paşa tarafından 1255/1839-1840 yıllarında inşâ ettirilen Trabzon Çarşı Câmii’nin hat programı detaylı bir analize tabi tutulmuştur. Literatürdeki çalışmaların mimârî form ve genel tezyînâtla sınırlı kalması, yapının önemli bir unsuru olan hat yazılarının bugüne dek müstakil bir estetik ve biçimsel analize konu edilmemesi, bu çalışmanın ana gerekçesini oluşturmaktadır. Çalışmanın merkezindeki temel odak noktası, câminin hat yazılarının sanatsal ve kimliksel yapısının çözümlenmesidir. Bu bağlamda iki ana problem ele alınmıştır. Birincisi, merkez kubbe pandantiflerinde yer alan ve geleneksel câmi hat programlarından içerik olarak belirgin biçimde ayrılan, daha önce tespit edilmemiş “Ülü’l-Azm” peygamberlerinin, isimlerinin teolojik ve sanatsal önemini ortaya çıkarmaktır. İkincisi ise, câminin farklı mekânlarında tespit edilen “Rıfat” ve “Raîf” gibi farklı hattat ketebelerinin bulunmasından kaynaklanan kimlik karmaşasına çözüm bulmaktır. Çalışma, nitel araştırma metoduna dayanmaktadır. Temel veri toplama yöntemleri olarak yerinde gözlem ve fotoğrafik tespit kullanılmış, ardından elde edilen görsel materyaller üzerinden yazıların harf anatomisi, istif/kompozisyon düzeni ve estetik unsurlarını inceleyen biçimsel analiz yöntemi uygulanmıştır. Analizler sonucunda, câminin hat programının, İslam inancının temeli olan kelime-i tevhîd akidesi etrafında dînî ve sembolik bir bütünlük arz ettiği görülmüştür. Harem duvarlarındaki dikdörtgen panolarda yer alan Esmâü’l-Hüsnâ’lar, tevhîdin ilk kısmı olan “Lâ ilâhe illallah” ifadesinin tefsiri niteliğindeyken dairesel alanlardaki Esmâü’n-Nebî ibareleri ise, tevhîdin ikinci kısmı olan “Muhammedü’r-Resûlullah” ifadesinin bir uzantısı olarak peygamberin niteliklerini ifade etmektedir. Kubbe pandantiflerinde yer alan “Ülü’l-Azm” peygamberlerinin isimleri ve sıfatları peygamberlik silsilesinin kesintisiz devamlılığını ve bu zincirin özünün her zaman “Lâ ilâhe illallah” hakikatine dayandığını vurgulamaktadır. Bu eserlerde sanat kalitesi açısından da bir ayrım gözlemlenmiştir. Kuzey ana kapıdaki inşâ kitâbesi ve pandantiflerdeki hatlar, estetik düzey ve teknik titizlik açısından câminin en üstün uygulamaları olarak görülmüştür. Ancak, harem duvarlarındaki Esmâü’l-Hüsnâ ve Esmâü’n-Nebî yazıları, hurufat anatomisindeki ciddi deformasyonlar ve teknik kusurlar nedeniyle programın en zayıf uygulaması olarak değerlendirilmiştir. Bu teknik aksaklıklar ve estetik düşüş, bu uygulamaların yetkin olmayan kişilerce yapılan onarım veya boyama müdahaleleri sonucu tahrifata uğradığı hipotezini güçlendirmektedir. Hattat kimliği karmaşasına yönelik olarak ise, farklı ketebe kayıtlarına rağmen tüm yazıların aynı hattata ait olduğu güçlü bir varsayım olarak öne sürülmüş ve sanatsal kalite farkı, duvar yazılarının onarım sırasındaki tahribatına bağlanmıştır. Sonuç olarak, Trabzon Çarşı Câmii’nin hat programı, teolojik açıdan bütüncül ve sembolik bir yapı sergilemekle birlikte, hat uygulamalarındaki belirgin sanatsal kalite düşüşünün onarım/restorasyon kaynaklı tahribatla ilişkili olduğu saptanmıştır. Bu çalışmanın, söz konusu hat programını detaylı biçimde ortaya koyarak, kültürel miras ve sanat tarihi literatürüne özgün ve önemli bir katkı sunacağı düşünülmektedir.
Bu çalışma, mimârî yapıları inşâ edildikleri toplumun inançlarını, estetik değerlerini ve kültürel kimliğini barındıran çok boyutlu birer hafıza taşıyıcısı olarak benimsemektedir. İslam medeniyetinde bu tarihî ve kültürel hafızanın en kutsal ve belirgin ifade biçimi olan hat sanatı, câmi, medrese ve türbe gibi dînî mekânların sessiz duvarlarını estetik bir ruh ve ilahî bir mesajla donatarak, onları konuşan yüzeylere dönüştürmektedir. Bu bağlamda kitâbeler, kuşak yazıları ve panolar bir yapıyı sadece “taş ve harç” yığını olmaktan çıkarıp onu yaşayan, kimlik sahibi bir varlığa dönüştüren temel unsurlar olarak görülmektedir. Bu bakımdan makalenin amacı, hat sanatını “mimârînin hafızası” olarak okumak ve bu hafızanın estetik ile biçimsel kodlarını deşifre etmektir. Araştırma nesnesi olarak seçilen ve Trabzon Valisi Hazinedârzâde Osman Paşa tarafından 1255/1839-1840 yıllarında inşâ ettirilen Trabzon Çarşı Câmii’nin hat programı detaylı bir analize tabi tutulmuştur. Literatürdeki çalışmaların mimârî form ve genel tezyînâtla sınırlı kalması, yapının önemli bir unsuru olan hat yazılarının bugüne dek müstakil bir estetik ve biçimsel analize konu edilmemesi, bu çalışmanın ana gerekçesini oluşturmaktadır. Çalışmanın merkezindeki temel odak noktası, câminin hat yazılarının sanatsal ve kimliksel yapısının çözümlenmesidir. Bu bağlamda iki ana problem ele alınmıştır. Birincisi, merkez kubbe pandantiflerinde yer alan ve geleneksel câmi hat programlarından içerik olarak belirgin biçimde ayrılan, daha önce tespit edilmemiş “Ülü’l-Azm” peygamberlerinin, isimlerinin teolojik ve sanatsal önemini ortaya çıkarmaktır. İkincisi ise, câminin farklı mekânlarında tespit edilen “Rıfat” ve “Raîf” gibi farklı hattat ketebelerinin bulunmasından kaynaklanan kimlik karmaşasına çözüm bulmaktır. Çalışma, nitel araştırma metoduna dayanmaktadır. Temel veri toplama yöntemleri olarak yerinde gözlem ve fotoğrafik tespit kullanılmış, ardından elde edilen görsel materyaller üzerinden yazıların harf anatomisi, istif/kompozisyon düzeni ve estetik unsurlarını inceleyen biçimsel analiz yöntemi uygulanmıştır. Analizler sonucunda, câminin hat programının, İslam inancının temeli olan kelime-i tevhîd akidesi etrafında dînî ve sembolik bir bütünlük arz ettiği görülmüştür. Harem duvarlarındaki dikdörtgen panolarda yer alan Esmâü’l-Hüsnâ’lar, tevhîdin ilk kısmı olan “Lâ ilâhe illallah” ifadesinin tefsiri niteliğindeyken dairesel alanlardaki Esmâü’n-Nebî ibareleri ise, tevhîdin ikinci kısmı olan “Muhammedü’r-Resûlullah” ifadesinin bir uzantısı olarak peygamberin niteliklerini ifade etmektedir. Kubbe pandantiflerinde yer alan “Ülü’l-Azm” peygamberlerinin isimleri ve sıfatları peygamberlik silsilesinin kesintisiz devamlılığını ve bu zincirin özünün her zaman “Lâ ilâhe illallah” hakikatine dayandığını vurgulamaktadır. Bu eserlerde sanat kalitesi açısından da bir ayrım gözlemlenmiştir. Kuzey ana kapıdaki inşâ kitâbesi ve pandantiflerdeki hatlar, estetik düzey ve teknik titizlik açısından câminin en üstün uygulamaları olarak görülmüştür. Ancak, harem duvarlarındaki Esmâü’l-Hüsnâ ve Esmâü’n-Nebî yazıları, hurufat anatomisindeki ciddi deformasyonlar ve teknik kusurlar nedeniyle programın en zayıf uygulaması olarak değerlendirilmiştir. Bu teknik aksaklıklar ve estetik düşüş, bu uygulamaların yetkin olmayan kişilerce yapılan onarım veya boyama müdahaleleri sonucu tahrifata uğradığı hipotezini güçlendirmektedir. Hattat kimliği karmaşasına yönelik olarak ise, farklı ketebe kayıtlarına rağmen tüm yazıların aynı hattata ait olduğu güçlü bir varsayım olarak öne sürülmüş ve sanatsal kalite farkı, duvar yazılarının onarım sırasındaki tahribatına bağlanmıştır. Sonuç olarak, Trabzon Çarşı Câmii’nin hat programı, teolojik açıdan bütüncül ve sembolik bir yapı sergilemekle birlikte, hat uygulamalarındaki belirgin sanatsal kalite düşüşünün onarım/restorasyon kaynaklı tahribatla ilişkili olduğu saptanmıştır. Bu çalışmanın, söz konusu hat programını detaylı biçimde ortaya koyarak, kültürel miras ve sanat tarihi literatürüne özgün ve önemli bir katkı sunacağı düşünülmektedir.
Description
ORCID
Fields of Science
Citation
WoS Q
Scopus Q
Volume
13
Issue
1
Start Page
327
End Page
359
Collections
Yükleniyor...
