Sistem kurulumu Research Ecosystems tarafından yapılmaya devam etmektedir. Süreç tamamlanıncaya kadar veride hata ve eksik bulunabilir.

Buda’nın ‘Orta Yol’u Ne Kadar Orta Yol? İfrat ve Tefrit İkileminde Budist Keşiş Hayatı Üzerine Bir Sorgulama

relationships.isProjectOf

relationships.isJournalIssueOf

Yükleniyor...

Abstract

Buda, hayatının ilk dönemini bir prens olarak duyusal bir haz atmosferinde geçirmiştir. Hakikati ve kurtuluşu arayış arzusuna kapıldığında ise sarayını ve haz dünyasını terk edip Hint çileciliğini en katı biçimiyle uygulamıştır. Böylelikle iki zıt hayat pratiğini ifrat ve tefrit boyutlarıyla tecrübe etmiştir. Fakat bu uç deneyimlerin fayda sağlamadığını kavrayarak hakikatin ancak “orta yol” adını verdiği bir anlayış biçimiyle idrak edilebileceğini ileri sürmüştür. Buda, geri kalan hayatı boyunca takipçilerine “orta yol”u izlemelerini salık vermiş, dahası “orta yol”un tatbikinin keşiş hayatıyla mümkün olacağını iddia etmiştir. Peki, Buda’nın öne sürdüğü “orta yol” gerçekte ne derece orta bir yoldur? Söz konusu öğreti temel insani yaşam ölçütleri bağlamında nasıl yorumlanabilir? Örneğin bireyleri “orta yol” konsepti dâhilinde aile bağlarını terk etmeye, maddi varlıklarından feragat etmeye, ormanda ikamet etmeye, sadaka toplayarak yaşamaya, dünya nimetlerinden yüz çevirmeye yönlendirmek genel geçer bir orta yol olabilir mi? Elinizdeki çalışma, yukarıda belirtilen soruların izini sürerek, Budist “orta yol” anlayışının Hint geleneğinde bir dengeyi temsil etmesine karşın, evrensel insan deneyimi bağlamında nasıl tartışmalı bir konumda yer aldığını sorgulayacaktır.
Buddha spent the early part of his life as a prince in an atmosphere of sensual pleasure. However, driven by a desire for truth and liberation, he renounced the palace and indulged in intense Indian asceticism. Thus, he experienced two opposing life practices: excess and deficiency. Realizing that neither extreme led to liberation, he argued that the truth could only be grasped through a form of understanding he called the “middle way.” Buddha advised his followers to follow the “middle way” for the rest of his life and furthermore claimed that the application of the “middle way” would be possible through the monkhood. So, to what extent is the “middle way” suggested by Buddha actually a middle way? How can this teaching be interpreted in the context of basic human life standards? For example, can encouraging individuals -within the framework of the “middle way” concept- to abandon family ties, renounce material possessions, live in the forest, survive by begging, and turn away from worldly pleasures be considered a universally valid middle way? By tracing the above-mentioned questions, this study will ask how the Buddhist understanding of the “middle way”, while representing a balance in the Indian tradition, is controversial in the context of universal human experience.

Description

Keywords

Fields of Science

06 humanities and the arts, 0603 philosophy, ethics and religion

Citation

WoS Q

Scopus Q

Volume

9

Issue

2

Start Page

461

End Page

490
Yükleniyor...
Yükleniyor...
Yükleniyor...