Sistem kurulumu Research Ecosystems tarafından yapılmaya devam etmektedir. Süreç tamamlanıncaya kadar veride hata ve eksik bulunabilir.

Post-Truth Çağda Toplumsal İnşa ve Kurgusal Gerçeklik: Enstalasyon Sanatının Rolü

relationships.isProjectOf

relationships.isJournalIssueOf

Yükleniyor...

Abstract

Yeni medya, bilgiyi öznel açıdan servis ederek toplumsal algıya yön vermektedir. Öznellik kurgusallığı beraberinde getirmektedir. Öznel yorumlar nesnel gerçekliği manipüle etme potansiyeli taşımakta ve bu durum öncelikle siyasi alanda gözlemlenmektedir. Siyasi kazançlar uğruna kişinin bireysel duygu, düşünce, inanç ve kanaatlarının kamunun bir parçası haline dönüşmesiyle birlikte post-truth (hakikat sonrası) kavramı gündeme gelmektedir. Olgusal gerçeklik yerine kurgusal gerçekliğin çoğaldığı düzensizlik içinde asılsız olan normale indirgenmektedir. Böylece hakikatin önemini yitirmesiyle post-truth çağ olarak ifade edilen toplum modeli ortaya çıkmaktadır. 21. yüzyılın başından itibaren belirginleşen enstalasyon sanatı ile post-truth çağın söylemsel yapısı arasındaki dinamik; gerçeklik algısının sorgulanması, duygusal tepkilerin üretilmesi, toplumsal eleştirinin mümkün kılınması ve çoklu gerçekliklerin ifade edilmesi etrafında şekillenmektedir. Bu ortamda enstalasyon sanatının sunduğu kavramsal bilgi ile birlikte duyusal (görsel, işitsel, dokunsal vb.) deneyim alanı izleyiciyi ele geçiren manipülatif yönlendirmeler üretmektedir. Bu çalışma enstalasyon sanatının gerçeklik ile kurgu arasında yer alan mekânsal deneyim alanlarıyla güncel bilgi gerçekliğini nasıl şekillendirdiğini sorgulamaktadır. Nitel araştırma yönteminin betimsel ve yorumlayıcı deseni ile tasarlanan çalışmanın kuramsal çerçevesi Ralph Keyes’in hakikat sonrası çağ gerçekliğinden hareket ederek; Jean Baudrillard'ın simülasyon kuramı, Jacuest Derrida’nın aldatmaca kavramı ekseninde yapısöküm stratejisi, Nicolas Bourriaud’ın ilişkisel estetiği ve eşzamanlılık ile hakikatsi kavramlarından faydalanmaktadır. Bu bağlamda çağdaş enstalasyon sanatının örnekleri; iletişim, duygu manipülasyonu, algı yönetimi, gerçeklik-kurgu gibi post-truth dinamikler çerçevesinde incelenmiştir. Sonuç olarak, hakikat sonrası çağda enstalasyon pratiklerinin estetik bir ifade aracı olmanın dışında bir alan edinerek toplumsal düşünme biçimi ile etkileşim kurduğu ve kurgusal gerçeklik üretme potansiyeli taşıdığı gözlemlenmektedir. Bunun yanı sıra eleştirel bir araç olarak toplumsal alanı iyileştirici özelliği ile de varlık gösterdiği görülmektedir.
The new media directs social perception by serving information from a subjective point of view. Subjectivity brings fictionality with it. Subjective interpretations have the potential to manipulate objective reality. This situation is observed in the political sphere. With the transformation of a person's individual feelings, thoughts, beliefs and convictions into a part of the public for the sake of political gains, the concept of post-truth comes into question. Instead of factual reality, the groundless is reduced to the normal in the disorder in which fictional reality multiplies. Thus, by losing the importance of truth, the model of society expressed as the post-truth age shows itself. The dynamic between installation art, which has become prominent since the beginning of the twenty-first century, and the discursive structure of the post-truth era is shaped around questioning perceptions of reality, generating emotional responses, enabling social critique, and articulating multiple realities. In this environment, the conceptual knowledge offered by installation art is accompanied by manipulative orientations in the field of sensory experience. This study questions how installation art shapes information reality with spatial experience areas decoupled between reality and fiction. The theoretical framework of the study, designed with the descriptive and interpretive design of the qualitative research method, is based on the reality of the post-truth era of Ralph Keyes; it uses Jean Baudrillard's simulation theory, Jacquest Derrida's deconstruction strategy, Nicolas Bourriaud's relational aesthetics and the concepts of synchronicity and truth. In this context, examples of contemporary installation art have been examined within the framework of post-truth dynamics related to communication, emotional manipulation, perception management, and reality–fiction relations. As a result, it is observed that installation interacts with the social way of thinking and has the potential to produce fictional reality. As a critical tool, its ability to improve the social space is seen.

Description

Fields of Science

Citation

WoS Q

Scopus Q

Volume

47

Issue

47

Start Page

146

End Page

158
Yükleniyor...
Yükleniyor...
Yükleniyor...